Menü için tıklayınız

İzmir`de sokak köpeği sayısı 24 ilçeyi solladı

ERMAN ŞENTÜRK/HABER SERVİSİ- İzmir’de resmi kurumların koordinasyon sıkıntısı ve yaşanan yetki karmaşası başta olmak üzere çeşitli sebeplerden ötürü önüne geçilemeyen sokak hayvanlarının sayısındaki artış kendisini cadde, bulvar ve sokaklarında göstermeye devam ediyor. Gerek kent merkezi, gerekse çevre ilçelerde en önemli sıkıntılardan bir tanesi halini alan sokak köpeklerinin popülasyonundaki artış, İzmir Veteriner Hekimler Odası’nın yaptığı araştırma sonuçlarına da yansıdı. 

 
SOKAK KÖPEKLERİNİN SAYISI ÇİĞLİ NÜFUSUNU GEÇTİ
Hemen hemen her köşe başında ve kentin en işlek noktalarında kendisini gösteren sokak hayvanlarının yaşadığı dram gün geçtikçe artarken, Türkiye’nin üçüncü büyük şehri İzmir’deki sokak köpeği sayısı yükselmeye devam ediyor. İzmir Veteriner Hekimler Odası yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde kent genelinde 300 bini aşkın sokak hayvanı bulunduğunu açıklarken, hayvan sever dernekleri ve vatandaşlar ise çözüm için resmi makamlara önemli çağrılarda bulundu.
 
HER 13 KİŞİYE BİR SOKAK KÖPEĞİ DÜŞÜYOR!
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan rakamlar ışığında değerlendirmeler yapan İzmir Veteriner Hekimler Odası İzmir genelinde sahipsiz köpeklerin sayısının yaklaşık 300 bine ulaştığını açıklarken, ortaya çıkan rakamlar 24 ilçenin nüfusunu da geride bıraktı. İzmir’in güncel nüfus verilerine göre kilometrekareye yaklaşık 343 insan düşerken, bu rakam sahipsiz sokak hayvanları için ise 25’e ulaşıyor. Yani, İzmir’de yaşayan her 13 kişiye karşılık bir sokak köpeği bulunuyor.


 
ORTAK EYLEM PLANI GEREKLİ
Konuyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan İzmir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Gökhan Özdemir, İzmir’de belediyeler tarafından hizmete açılan hayvan barınaklarının yaklaşık 6 bin kapasiteyle hizmet verdiğini ve yetersiz kaldığını belirtti. Sokak hayvanlarının sayısındaki bu hızlı artışa karşın veteriner hekimi dahi bulunmayan belediyeler olduğunu aktaran Özdemir, “İzmir’de diğer birçok kentte olduğu gibi yaşanan hızlı kentleşme sonrasında sokak hayvanlarının sayısında da artış söz konusu. Sokak köpeklerinin popülasyonundaki bu yükselişe karşın, resmi makamlar gereken tedbirleri alamıyor ve yetersiz kalıyor. Sokak hayvanlarının kısırlaştırılması ya da barınaklar da tek başına yeterli bir önlem değil, geçici birer çözümdür. Tıpkı çağdaş kentlerde olduğu gibi izlenebilirlik ve kayıt sisteminin yaygınlaşması ve halkımızın da bu konuda bilinç seviyesi ile farkındalığının yükseltilmesi gerekiyor” dedi.
 
“MEVCUT DÜZENLEMELER YETERSİZ, YASA DEĞİŞMELİ”
Konu hakkında tek düzenlemenin 5199 sayılı yasa olduğunu ancak yetersiz kaldığının altını çizen İzmir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Gökhan Özdemir, resmi kurumlar arasında yaşanan yetki karmaşasına da değinerek şunları söyledi: “Konuyla ilgili olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile belediyeler yetkili durumda. Ancak kurumların görevlerini ve yetki alanlarını belirleyen ve cezaları içeren 5199 sayılı yasa güncelliğini yitirmiş durumda, revize edilmesi gerekiyor. Biz defalarca dile getirmemize rağmen hazırlanan yeni kanun taslağı bir türlü hayata geçirilemedi. Var olan hayvan popülasyonunun takibi, hayvanların kuduz hastalığı ve parazitlere karşı aşılanması, kısırlaştırılması gibi konularda bu kurumların ortak bir eylem planı oluşturması ve işbirliğini arttırması gerekiyor. Resmi kurumlar hayata geçirecekleri ortak projelerle sokak hayvanları için eş zamanlı kısırlaştırmalar yapmalı. Ancak ne yazık ki böyle bir çalışma yapıldığını göremiyoruz.”  


 
“BELEDİYELER GÖREVİNİ YAPMIYOR”
Konuyla ilgili açıklama yapan Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) İzmir Temsilcisi Esin Önder ise, 2010 yılında yayınlanan ve 81 ilin Valilik makamına gönderilen genelge ile “Acil eylem planı” oluşturulduğunu ancak bunun hayata geçirilemediğini kaydetti. Önder, “İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bu genelgenin üzerinden beş yıl geçmesine karşın henüz herhangi bir çalışma yürütülmedi. Her seferinde dile getirdiğimiz ve yönetmeliğin mutlak surette yapılmasını emrettiği eş zamanlı kısırlaştırma operasyonu yapılmadı. Belediyeler yetersiz kaldığı takdirde, çevre iller de dahil olmak üzere, seferberlik ilan edilerek tüm resmi kurumların bu konuda ortak bir çalışmaya sevk edilmesi gerekiyor. İzmir’de halen kısırlaştırma ve tedavi merkezi olmayan ilçe belediyeleri var. Çalışmayan ve hizmet üretmeyen belediyeler için bir yaptırım maddesi bulunmuyor. Bunlar belediyenin yasal olarak asli görevleri arasında yer alıyor. Yerel yönetim bu konuda ortak çalışma yürütmediği takdirde sorunun çözülmesi mümkün değil. Bunun yanında, üretim çiftliklerinin kapatılması bakanlığa sunduğumuz başlıca konular arasında ve bu konuyla ilgili düzenleme yapılamdığı takdirde aynı durum devam edecek” dedi ve ilçe belediyelerine çağrıda bulundu.


 
ÇEŞME BELEDİYE BAŞKANI DALGIÇ DA İSYAN ETMİŞTİ
İzmir’de özellikle yaz aylarında patlak veren ve geçtiğimiz dönemde özellikle Çeşme’de büyük tartışmalara yol açan konuyla ilgili yaşananlar ise sayıdaki artışın bir diğer önemli sebebi olarak göze çarpıyor. Sahiplendirme ve üretimin durdurulması gibi konularda herhangi bir caydırıcı yaptırımın olmaması nedeniyle yazlık bölgelerde terk edilen hayvanlar, sayının giderek artmasına yol açan önemli etmenlerin başında geliyor. Yaşanan tartışmalar sonrasında yaptığı açıklamada sokaklarda kaderine terk edilen binlerce köpeğe sahip çıkarak barınaklarda bakımını üstlendiklerini açıklayan Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, “İlçemizin maalesef böyle biri sorunu var. Çünkü ilçemizin nüfusu yaz aylarında 1 milyona yaklaşıyor. Gelenlerin çoğu, çocuklarına oyuncak alır gibi bu köpek alıyorlar. Çocuklar köpeklerden sıkıldıklarında, bakımı zor geldiğinde, tatil bittiğinde bu cins hayvanlar, sokağa bırakılıyor. Bunların tamamını barınakta toplamamız hem fiziki açıdan hem yasal açıdan mümkün değil. Bu sorunun çözümü içini herkese çağrıda bulunuyorum. Bu köpekleri oyuncak gibi alıp sonra da bırakmasınlar. Gerçekten bakacaklarsa alsınlar. Ayrıca yeni hayvan almak yerine, gelsinler barınağa, biz onlara kısırlaştırılmış, tüm bakımları yapılmış sağlıklı köpekler verelim. Üstelik aralarında hemen her cinsten köpek var. İlçemizde hayatı zorlaştıran bu durumdan kurtulmak için vatandaşlarımızdan da yardım bekliyorum” diyerek isyan etmiş ve krize dair çözüm önerisi getirmişti.