Menü için tıklayınız

“Bayramda, eline bıçağı alan kasap oluyor”

SON Mühür TV’ye konuk olan İzmir Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Murat Aras, kurban bayramında insanların nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı. Aras, aynı zamanda hayvan hakları yasasını da değerlendirdi.

GÜNDEM  14.07.2021, 11:51  Kazim Bozkurt
“Bayramda, eline bıçağı alan kasap oluyor”

İnsanlarda görülen hastalıkların yüzde 60’ının hayvan kökenli olduğunu belirten Aras, insan sağlığı açısından riskli olan gıdaların yüzde 90’ı hayvansal gıdalar olduğunu vurguladı. Bu yüzden, hayvan seçiminde, veteriner hekimlerin kontrolündeki hayvanların tercih edilmesi gerektiğini bildirdi.

Veterinerlerin, insan ve hayvan sağlığını korumak için çalıştığını dile getiren Aras, kurban bayramlarında da hayvan refahı ve hijyen için görevlendirilmiş hekimlerin bulundurulması gerektiğini aktardı. Kurban ruhunun korunması da veterinerlerin görevi olduğunu söyleyen Aras, “ Hasta, kurban olma niteliği taşımayan hayvanlar kurban edilmemeli. Gebe hayvan kesilmek istenmiyorsa veterinerle irtibat kurmalıyız. Kurban bayramında sahada hep birlikte çalışıyoruz. kurban alım satım yerleri, hayvan seçimi çok önemli. Kurban edilecek hayvan deveyse 5 yaşından küçük olmamalı, büyükbaş 2, küçükbaş 1 yaşından küçük olmamalı. Kurban pazar yerlerinin sürekli denetlenmesi ve hayvanların ilk taşındığı yerden veteriner kontrolünde taşınması gerekiyor. Sürekli belgeleri kontrol ediyoruz. Hayvan satıcılarından bu belgeleri isteyiniz. Kulak küpesiyle bakanlık tarafından kontrol ediliyor” dedi.

Kulak küpelerine dikkat!

Hayvanlardaki kulak küpelerinin, bir kayıt sistemi olduğunu söyleyen Aras, küpelerde hayvanın hastalık geçmişinin de bulunduğunu anlattı. Aras, “Hayvanın çıkış noktası Kars olsun. İzmir’e gelecek hayvan, öncelikle bu küpe numarasıyla bakanlığa bağlı birimlere bildirilip kayıt oluşturuluyor. İzmir’e geliyor, kurban panayır alanına getiriliyor. Hangi ilçedeyse veterinere gidip, hayvanı kurban pazarına indirdim, satışa sunacağım deniyor.Veterine tarafından kontroller yapılıyor, ve kurban satışa hazır hale geliyor. Veteriner hekim bulundurulmalı bu ortamda. Arada kaçak hareketler çok fazla oluyor. Bu yüzden küpe, veriye ulaşmak için önem arz ediyor” ifadelerini kullandı.

Bu hayvanları satın almayın

Küpesi olmayan hayvanın kesinlikle satın alınmaması gerektiğinin altını çizen Aras, küpenin bir pasaport görevi gördüğünü vurguladı. Bu hayvanların büyük risk taşıdığını” Kayıtlı olmayan hayvan uygun değildir, aşıları, sağlığı hakkında hiçbir fikrimiz olmaz. Uygunsuz bir şekilde ilaç verilmiş olabilir, hasta olabilir, bilemeyiz, tercih edilmemeli. Tüketilmeye uygun olmayan bir etle karşı karşıya kalabilirsiniz” şeklinde açıkladı. Gebe yeni doğum yapmış hayvanların tercih edilmemesi gerektiğini belirten Aras, aynı zamanda Damızlık değeri yüksek olan dişi hayvanlar tercih edilmesine karşı çıktığını belirtti. Aras”Kurban bayramı yüzde 25 hayvan kesime gidiyor. Damızlık hayvanlar ülke ekonomisi için önem taşıyor. Üretimin devamlılığı için tercih edilmemeli. Yasak normalde, fakat gözden kaçabilir. Öksürük nefes güçlüğü olan hayvanlar, yutma zorluğu iştahsız hayvanlar alınmamalı. Tüyleri karışık ve mat olan, normalden çok hareketli ya da çok sakin hayvan tercih edilmemeli” şeklinde konuştu.

Hayvan seçimi ve sonrası

Kurban satın alacakların, tek başına seçim yapmasının zor olacağını dile getiren Aras, her kurban pazarında veteriner bulundurulmasına ve ona danışılmasına değindi. Aras “Satış yerini organize eden kişiler, bizle sözleşme yapıp destek alabilirler. Denetleme raporu var, 50 maddelik. O satış yeri belli puana çıkınca orada satış yapılabiliyor. Veteriner bir madde yalnızca, ama pek oralı olunmuyor. Vatandaşın tek başına seçim yapması çok zor, aslında bunun organize edilmesi gerekiyor” dedi.

Aras, kurban kesimi hakkında şu sözleri açıkladı:

“Kesim yerlerinde mutlaka veteriner hekim görevlidir. Hastalıklı hayvanlar kesinlikle ayırt edilmelidir, bakanlık o hayvanın parasını iade eder. Ama kesim işlemini kesim yerlerinde gerçekleştirmesi gerekir, kendi kesmemesi lazım. Kurbanda eline bıçak alan kasap oluyor. O eti tükettikten sonra geri dönüşü olmayan sıkıntılar yaşanabilir. Uygun kesim noktasına götürüp veteriner hekim kontrolünde kesim sağlanmalı. Herkes bahçelerde sokak ortalarında kesim yapıyor. Sattığı yerde kesenler var. bulduğu ağaca asıp orda kesim yapanlar var. Eskisine göre azaldı bu tarz olaylar, biraz daha bilinçli kesim yapılıyor. Sağlıklı ete, sağlıklı ulaşmak lazım. 5 milyon hayvan kesilecek, ihtiyacı olanlara destek olmak için tozun toprağın içinde değil, sürekli akan suyun olduğu yerde kesim yapılmalı.

Kesim yerlerinde en azından kendi bahçelerinde kesim yapılacaksa temiz ve serin yerde kesim yapılmalı. Sürekli akan bir su bulunmalı. Kanın daha hızlı akması için hayvan askıda olmalı. Belediyenin kesim yerleri mevcut, komisyondan izin alınarak uygun şartları sağlayan yerler de bulunuyor. Veteriner hekim bulundurulursa çok sağlıklı olur. Bıçakların sık sık temizlenmesi lazım. Bir yerde hastalık vardır, bıçak oraya değdi mi mutlaka dezenfekte edilmelidir. Hastalıklı dokular ayırt edilmeli, çünkü bu parçalar başka hastalıkların davetiyesi olabilir. İç organlar kesimin ardından çıkarılmalı. Tüketilecek olan sakatatların düzgün yıkanması gerekiyor. Kurban atıkları kanalizasyon kanallarına dökülmemeli, çöpe atılmamalı. Hastalıklı hayvanları dereye atıyorlar. Bunu yapmamak gerekiyor. Çevre temizliği halk sağlığı açısından önemlidir. Sahipsiz hayvanların bu etleri yemesi toplum sağlığını tehdit eder”

 

“Kesim sırasında sosyal mesafeye dikkat edilmeli”

Koronavirüsün insanlardaki formunun insanlığa çok kötü zamanlar yaşattığından yakınan Aras, bu virüsün birçok varyantı olduğunu, insanlar içerisinde de varyantlar oluştuğunu bildirdi. Aras, “Konak riski oluşturmamak için, kurban atıklarının başka hayvanların ulaşamayacağı şekilde imhası gerekiyor. Pandemiden en az zararla çıkmamız gerekiyor. Kurbanla ilgili konularda dikkatli olmazsak, bunun yayılımının artma riskiyle karşı karşıya kalırız. Sosyal mesafelemize, maske ve temizlik şartlarına dikkat ederek kesim işlemini gerçekleştirirsek çok iyi olur” dedi.

“Etleri uygun koşullarda saklayın”

Etlerin, kesilir kesilmez poşete koymanın çok skaıncalı olduğunu dile getiren Aras, “Et sıcakken havasız şekilde poşete koyup buzluğa atılmamalı. Çünkü etin iç ortamı düzgün soğumayabilir, bu da mikroplar için çok uygun ortam oluşturabilir. Bir bakteri bir saatte 12 milyara kadar çoğalabiliyor. Hızlı bir şekilde bakteri yükünü artırıyor, tehlike yaratabilir. Dayanma süresi kesim kalitesi, et parçalarının büyüklüğüne göre değişebilir. Buzdolabında 5-6 gün saklanabilir. -18’de dondurulması gerekiyor. Hepsini birden atınca genel soğumayı sağlayamayabiliriz. Bunlara dikkat etmek gerekiyor”

“Dağ fare doğurdu”

Mecliste yürürlüğe giren hayvan hakları yasasının hem kamuoyu tarafından, hem de veteriner hekimler tarafından sıcak karşılanmadığını belirten Aras, bu konu hakkında şu görüşleri bildirdi:

“Kanun 2004’te çıktı, arada yönetmelikler, ek yönetmelikler de geldi. Sahipsiz hayvanların düzenlemesi konusu, hep ucu açık bırakılmıştır. Net bir yanıt bekliyorduk fakat yine yüzeysel bir yasa geldi. Sahipsiz hayvanların sokaklarda yaşadığı sorunlar devam ediyor. Mesela eskiden bir sınır yoktu, fakat 25 bin altı nüfus olan belediyelerin bakımevi kurma şartı ortadan kalktı. Hayvanların sağlıklı bir şekilde rehabilite edilmiş yaşam alanlarına bırakılması gerekiyor. Neden bir sınır koyuyoruz? Yasaklarla ilgili bir çalışma var, denetlenemeyen kural kural olmaktan çıkıyor. 2004’te çıktı, 2006’da uygulama yönetmeliği 2008’de de ek yönetmelik çıktı. Biz kesin bir yanıt bekliyoruz