Menü için tıklayınız

İzmir Veteriner Hekimleri Odası Başkanı H. Gökhan Özdemir

İzmir Veteriner Hekimleri Odası Başkanı H. Gökhan Özdemir

“Gözümüzde de, gönlümüzde de sınıfta kaldı”

http://performansdergileri.com/izmir-veteriner-hekimler-odasi-baskani-h-gokhan-ozdemir-gozumuzde-de-gonlumuzde-de-sinifta-kaldi-h


Okunmasında güçlük çekiliyorsa alttaki bağlantıya tıklayınız:

http://bit.ly/3piBCtX


İzmir Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Gökhan Özdemir ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; veteriner hekimlik mesleğini, etik ve deontolojiyi ve mesleki sorunları konuştuk. Özdemir, Covid-19 konusunda da virusu tanımak adına ilk adımın bir veteriner hekim virolog tarafından yapıldığını ancak aşı çalışmaları yapmak isteyen meslektaşların yeterince desteklenmediğini ve bunun yerli aşının gecikmesine neden olan en önemli etken olduğunu vurguluyor.  

Veteriner hekimliği eğitimi hakkında neler düşünüyorsunuz, sayısı 32-33-34..’e varan fakülteler, eğitime ve veteriner hekimliğe ne vaad ediyor?

Veteriner Fakülteleri alt yapısı ve teknik donanımı olmaksızın açılması yanlış olan eğitim kurumlarıdır. Çünkü hekimlik eğitimi yoğun teorik bilginin yanısıra uygulama gerektiren, hekimlik nosyonunun ve vizyonunun içselleştirilmesi icin de öğretim üyesi öğrenci diyaloğunun yoğun yaşanması gereken bir ortam gerektirir. Dolayısıyla bu kadar çok sayıda fakülte eğer yeterli donanım ve ögretim üyesi yoksa doğru değildir. Pandemi sürecinde de uzaktan egitimle ilgili tüm hekimlik dallarinda yaşanan sorun bizlerde de yaşanmaktadır. Maalesef bazı fakültelerimiz Hocalarımızın, meslektaşlarımızın çabalarına karşın yeterli ekonomik desteği alamadığı için eğitim kalitesi ister istemez sıralamada gerilere düşmektedir.

Bu eğitimle mezun olan veteriner hekimleri, sahadaki meslektaşlar deontoloji ve etik kurallara uymadıkları konusunda eleştiriyorlar, bu açıdan mesleki değerlerin uygulanması/uygulanmaması konularında neler söyleyebilirsiniz? 

Evet fakültelerin egitim kalitesini bizler eleştirebiliriz. Geçmişle karşılaştırır geleceğe göre beklentiler taşır yorum yaparız. Yetkilileri uyarmak bunların önemini belirtmek için hatırlatmalar ve basın açıklamaları ile eleştirilerde de bulunabiliriz. Ancak bu, mezun meslektaşlarımızın diploma ile almış oldukları haklarının, önüne gelen herkes tarafından eleştirmesi, yeni mezunların beğenilmemesi hatta karalama kampanyasına maruz bırakılmaları anlamına da gelmez. Kişi fakültedeki olanakların yanısıra kendini geliştirebilecek olanaklara eskiye göre daha kolay ulaşmaktadır. Kaldi ki bu sadece bizim mesleğimiz için geçerli bir sorun da değildir. Sağlık meslek grupları dahil olmak üzere bazı meslek gruplarının eğitim sisteminde aynı sorunlar yaşanmaktadır. 

Fakülte sayıları kontrolsüzce artmaktadır. Dolayısıyla Veteriner Hekim diploması almış bir kişiye de ülkedeki fakültelerin yanlış yapılanmasının yükünü yüklemek çok da adil bir yaklaşım değildir. Bizler, bu durumu genç meslektaşlarımızla da görüşmekte onların sahaya tam hazırlanabilmeleri için zaten destek vermekteyiz. 

Veteriner hekimler, mesleğin yeterince tanıtılamadığı ve hak ettiği yerde olmadığı konusunda hemfikirler, bu noktada özeleştiri yapmak veya hak ettiği yere gelebilmesi için neler yapmak gerekir?

Maalesef bu konu, sağlık çalışanı oldugumuz halde dönem dönem sağlık çalışanlarının özlük haklarına ilişkin düzenlemelerden yararlandırılmamamız nedeni ile bizi üzmekte. Kamuoyunda özellikle bizlerle yakın iletişim halinde olan gruplarla ilişkilerimizde hak ettiğimiz saygı ve ilgiyi görüyoruz elbette. Ancak bunun yasa koyucu yetkililerin yaklaşımlarında karşılığını bulmaması üzüyor bizi. Oysa dünya Tek Sağlık çalışmaları ile Veteriner Hekimlere hep hak ettiği değeri veriyor hem de halk sağlığına katkı koyabilmeleri için olanak sağlıyor. Çünkü bilgi  birikimlerinin farkında. Bu konuda meslek örgütü olarak biz üzerimize düşeni her ortamda yapıyoruz ancak maalesef mecliste ya da üst düzey bürokraside yeterince yer bulamıyorsanız, mesleğinizi de hak ettiği yere taşıyamıyorsunuz.

COVID-19 sürecinde, veteriner hekimliğe mesleki açıdan sizce ne kadar yer verildi, aşı geliştirme çalışmaları yapan meslek üyeleri de var, neler yapılmalı idi?

Ülkemizde Covid-19’a neden olan virüsün izolasyonunu yapan ki bu virüsü tanımak adına en önemli adımdır, ilk isim Veteriner Hekim virolog bir Hocamız oldu. Ancak aşı çalışmaları yapmak isteyen akademisyen meslektaşlarımız bu gerçeğe rağmen yeterince desteklenmediler. Bu da yerli aşının gecikmesindeki en önemli etken maalesef.

Günümüzde veteriner hekimlerin ana sorunları nedir, bunlara nasıl sıralarsınız, çözüm önerileriniz nelerdir?

Veteriner Hekimlerin ana sorunlarını tek başlık altında ifade edebiliriz. Hem evcil hayvanlar açısından hem de hayvancılığımız açısından yerli hayvan ırklarımızın ve de nesli tehlike altında korunan türlerimizin gerçek anlamda değer görmesi gerektiğinin farkına varmamız gerekiyor. Bunu aşabilirsek zaten hayvan sağlığı ve hayvan nüfus yönetiminin önemi anlaşılacak ve uygulamalar, bu temel üzerine kurulursa bizler de görevimizi tam olarak icra edip hak ettiğimiz değeri alacağız diye düşünüyorum. Çözüm, eğitim ve yetkililerin bizlerden giden raporları dikkate alması.

Veteriner hekimler sağlık çalışanı grubuna alınmayarak, Covid-19 pandemisinde öncelikli aşılanacak meslekler grubuna alınmadı. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Covid 19 pandemisi sürecinde sağlığı korumak doğal olarak hepimizin önceliği oldu. Veteriner Hekim virolog hocalarımız da doğal olarak aşı çalışmalarına başladı. Tüm dünyada pandemiye dair çalışmalar Tek Sağlık düzleminde ilerlerken bizde tek düzlem Sağlık Bakanlığının vizyonu oldu.

Bu vizyon nedeni ile gelinen noktada; Cumhurbaşkanlığı Makamı olarak yerli ve milli vurgusu her zaman önde tutulurken Veteriner Hekimlerden yeterli destek alınmadı. Sayın Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın vizyonu ve desteği olmasa belki Veteriner Hekimlerin yerli aşı çalışmalarında bugün geldikleri noktaya kadar ulaşmaları bile mümkün olmayacaktı.
Yine pandemi sürecinde Sayın Tarım ve Orman Bakanımızın Veteriner Kliniklerinin sağlık kuruluşları olduğunu ve Veteriner Hekimlerin sağlık çalışanı olduğunu belirtmesiyle sokağa çıkma yasaklarında muafiyete dahil olması gerektiği Sağlık Bakanı Sayın Koca’nın hiç aklına gelmedi. 

Pandemi sürecinde eğitimde kaliteden ödün vermeme çabasıyla velilerin, öğrencilerin ve eğitimcilerin gönlünü kazanan Milli Eğitim Bakanımız çağrımıza kulak verdi ve EBA aracılığıyla “Veteriner” değil “Veteriner Hekim” ifadesi çocuklarımızın dağarcığına doğru yerleşmeye başladı. 
 
Pandemi sürecinde biz Veteriner Hekimler de yüzyıllardır olduğu gibi sağlık hizmetlerinde üzerimize düşeni yerine getirdik. “Pandemi var evde kalalım” demeden sahada sessiz ve fedakarca, sağlam adımlarla yerli ve milli üretimin kahramanı çiftçilerimizin yanında olmaya devam ettik.

Hayvancılığımızın sağlam temelleri için hayvan sağlığı için çalışmaktan vazgeçmedik. Biz Veteriner Hekimler de yüzyıllardır tüm dünyada olduğu gibi evcil hayvanları sahipli, sahipsiz demeden sağlıklı kılarken, insanları da zoonozlardan koruyarak halk sağlığı için çalışmaya devam ettik.

 
Biz pandemiye rağmen halk sağlığı, hayvan sağlığı için evde kalmadık ama Sayın Sağlık Bakanı bizim gözümüzde de gönlümüzde de sınıfta kaldı. Veteriner Hekimlerin sağlık çalışanı olarak aşılamada öncelikli gruba alınmadığı bugünde üzülerek logomozu bir kez daha karartma kararı almış bulunmaktayız