Menü için tıklayınız

Gıdada bilgi kirliliğine dikkat!

Gıdada bilgi kirliliğine dikkat!

 

Gıdada bilgi kirliliğine dikkat!

Yusuf Vangöl ile “Ege Gıda”, 2017 yılının ilk programını İzmir Veteriner Hekimler Oda Başkanı H.Gökhan Özdemir ile yaptı. Vangöl ve Özdemir, programın açılışını yapmadan önce ülkede yaşanan terör olaylarını kınayarak, barış ve huzur diledi. Sektörün sorunlarını ve hayvanseverlerin yaklaşım biçimlerini değerlendiren Özdemir, tüm soruları titizlikle yanıtladı.

 

 

“İnsan insanı yerken tavuklar mı yamyam oldu” diye bir basın açıklaması gerçekleştirdiniz. Bu açıklamaya neden gerek duydunuz?

 

 

 

Konunun uzmanı olmayan birçok kişiden tavuk, yumurta ve kanatlı hayvan sektörü için birçok eksik veya yanlış açıklama yapılıyor. Toplumumuz da bu açıklamalara inanıyor. Biz de bu süreçte böyle bir açıklama gerçekleştirdik. Tavuklar içinde Kanibalizm diye bir tarif var. Tavuklar birbirini gagalarken yaralayabiliyor. Buna da çözüm olmuyor. Bunun üzerine bazı kişiler tavukların birbirini yediğini ve bunun insanlara zararlı olacağını söyledi.

 

 

Tavukçuluk yem ürünleri var. Besleyici değeri ve birçok protein değeri olan yemler havyan beslenmesinde kullanılıyor. Ama şimdi sunulan şu; tavuk kendi yan ürünleri yiyor ve yamyam oluyor. Buna istinaden bir açıklamamız oldu. Maalesef sektöre darbe vurmak isteyenler böyle açıklamalarda bulunabiliyor. Bizler tavuğu tüketirken sadece yüzde 50’sini tüketebiliyoruz geri kalan atılıyor. Bu kalan kısımlar hayvan yemleri için kullanılabiliyor. Gayet de güzel bir dönüşü var. Hatta yurt dışı bile bizden temin ediyor. Bilimsel verilerin hayvan kalıntılarını kullanmak adına aksi bir verisi yok. Sektör de bunu kullanıyor.

 

 

Basın açıklamamızın temelinde bir de şu vardı; kanatlı hayvanlarda hormon veya antibiyotik kullanılıyor açıklamaları yapılıyor... Oysa bunu açıklamak gerek; geçmiş dönemlerde hormon denenmiş ancak kanatlı için uygun bir yapı olmadığı belirlenmiş. Artı hormon çok pahalı ve ağız yolu ile verilemiyor. Böyle bir veri için hormon kullanılıyor demek yanlış olur. Aynı şey antibiyotik için de geçerli. Antibiyotik tedavi amaçlı kullanılıyor. Şunu da belirtmek gerek Bakanlığın kalıntı izleme birimi var. Bulunduğu takdirde çok ciddi yaptırımları var. Bu kadar ciddi çalışan bir sektöre gerçek dışı bilgilendirme ile çıkmak doğru değil. Tavuk besin kaynağı olarak çok yüksek bir besin kaynağı. Tavuk etinin yüzde 20’si proteinden oluşuyor ve sindirimi çok kolay. Ciddi bir sektör, kontrollerinin yapıldığı ciddi bir sektöre yalan yanlış bilgilerle darbe vurulmaya çalışılıyor.

 

 

Yanlış bilgilendirmeler ile ne amaçlanıyor?

 

 

Biz hekimler açıklamalarımızı yaparken elimizde bilimsel verilerle çıkıyoruz. Özellikle Dünya’da birinci sırada olan dergilerde çıkan makalelerin okunmasını tavsiye ediyorum. Yapılan genetik çalışmalar hakkında temel bilgiler yer alıyor. Sağlıklı tavuk bilgi hattı diye bir hat mevcut. Kafalarında bir soru olan varsa bu platforma ulaşabilirler. Bu tür açıklamalarla hedeflenen Türkiye’nin üretimine engel koymaktır.

 

 

Veteriner Fakültelerinin çokluğunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

 

Ülkemizde 27 Veteriner Fakültesi mevcut. Hatta YÖK listesinde Yozgat’a 28. fakültenin kurulacağı belirtiliyor. Ancak baktığımız zaman yılda bin 200 hekimin mezun olması demek, işsizlik oranının artması demektir. Pasta belli zaten, çalışacağımız yerler de belli. Fakülte açarak sorunu çözmüyoruz. Eğitim kalitesi önemli. 5 yıllık bir eğitim ve uygulama gerektiren bir eğitim mevcut. Profesyonel olmayan fakültelerimiz mevcut. Yeterli bir uygulama almamış bir veteriner hekiminin sahada yapacağı yanlışlar da çok fazla olabilecektir.

 

 

Türkiye profiline bakınca fakülteler birbirine çok yakın, bunun gerekli olmadığını düşünüyorum. mesleğimizde uzmanlık yönetmeliğinin olması gerekiyor. Birçok ülkeye baktığımızda bir ülkede en fazla 5 fakülte mevcut. Az olması yanlış anlaşılmamalı. Bu fakültelerde yetişen insanlar kalifiyeli oluyor. Şöyle de bir sıkıntı var: Bakanlık bünyesinde yeterince Veteriner Hekim çalışmıyor, istihdam edilme oranları az.

 

 

İstihdam edilmemesi biraz da politik bir gerekçe olabilir. Bakanlık bütçesinden yeterli kaynak alınamadığı için istihdam edilemiyor. Aslında baktığımızda bakanlık bünyesindeki hekimler, evrak işlerinden hekimliğe zaman bulamıyor. Sahaya çıkamıyor. Bakanlık artık şunu yapmalı, salgın hastalıklara müdahalede veya aşılamalarda veteriner hekim klinikleri veya odalar ile işbirliği içerisinde olunmalı.

 

 

Bilinçli hayvan sahibi olunması ile ilgili önerileriniz nelerdir?

 

 

Canlı ile uğraşmak çok güzel bir şey olabilir ama bilinçli hayvan sahibi olmak adına sorumluluklarımız var. Öncelikle bir hayvan edinirken ona bakıp bakamayacağınızı iyi bilmemiz gerekli. Evinizin ortamı bu hayvana uygun mu? Bakabilecek yetiye sahip misiniz? Sorularının cevaplarını öncelikle kendinize vermelisiniz. Bir hayvanı alıp evde beslemeye başladıktan sonra dışarıya bırakmak ciddi sorunlar doğuruyor. Hem hayvan için hem de çevre için ciddi problemler ortaya çıkabiliyor. Yarıyıl tatili yaklaşıyor ve anne babalar çocuklarına hediye olarak bir hayvan alabiliyor ancak sonra bu hayvanlar sokağa bırakılıyor. Sokakta hayvanın olması beraberinde sağlık problemleri çıkartıyor. 25 hayvan bakım evi var. Bunların denetimlerinin de sıkı olması gerekiyor. Sokak hayvanı popülâsyonu devam ederken bu bakım merkezlerine ödenek ayrılmalı. Bizler hayvan severler ile işbirliği içerisindeyiz ancak en küçük bir sıkıntıda biz veteriner hekimler sorumlu oluyor. Bazen meslektaşlarımız acımasızca hakarete uğruyorlar. Bu konuda hayvan severlerden ve hayvan sahiplerinden duyarlı olmalarını istiyoruz. Hayvanlar ile ilgili bu sorun sadece hekimlerin değil, kentin üst yöneticilerin ilgili bakanlıkların sorunu bunu bilmek gerekiyor ama ne yazık ki özellikle belediyelerde görev yapan meslektaşlarımız haksız yere hedef alınabiliyor. Bazı belediyelerin uygulamaları yeterli değil, artırılması gerekiyor. Ayrıca toplum olarak da sokak hayvanlarına karşı duyarı olmamamız gerekiyor. Bir kap su ve yemeği esirgememek gerekiyor.

 

 

Kurban Bayramında hekimler etkin görev alabiliyor mu?

 

 

Kurban hizmetlerinin yürütülmesi ve uygulamaları ile ilgili bir yönetmelik mevcut. Kâğıt üzerinde her şey güzel bir şekilde görünüyor ancak, hekim eksikliğimiz mevcut. Sıkı kontrollerin yapılması gerektiği ifade edilirken sahaya verilen hekim sayısı çok yetersiz. Bakanlık ülkemizi şaptan arî olması için ciddi ilanlarda bulundu ancak, sahadaki uygulamalar ile şu anda bu söz konusu değil. Ülkemize kaçak hayvan girişi mevcut iken bunun olması pek mümkün olmuyor. Yeterli hekimlerin görevlendirilmesi güvenliği de artıracaktır.

 

 

Kurban bayramlarında hayvanlardan kalan atıkların kedi ve köpeklere verilmemesi gerekiyor. Kireçlenerek gömülmesi gerekiyor. Zaten bir hayvan hekim kontrolünde kesilirse bunun uyarısı yapılıyor. 285 tane hayvanlardan insana, insanlardan da hayvana geçen hastalık zoonoz hastalık var. Bu sorunlarla karşılaşmamak için Hekimlerin önemini kavramak gerekiyor. Halk sağlığının birinci ayağı Veteriner Hekimlerdir.

 

 

 

 

Programın kaydını izlemek için alttaki bağlantıya tıklayınız:

 

 

https://youtu.be/fSSo9MYK2vM